AŞIK ÖMER ULUŞEN

Hayatı ve Şiirleri

(Çankırı Valiliğince 1992-1995 yıllarında hazırlanan GELİŞEN ÇANKIRI adlı kitabın il, ilçe ve köylerinde yaşamış ve yaşayan 100 ünlünün yer aldığı isimler arasında Şabanözü bölümünde (sayfa.330-331) Aşık Ömer Uluşen şöyle anlatılmaktadır.)



1327 (1909) yılında Şabanözü ilçesinin Gümerdiğin köyünde doğmuştur. Babası Veziroğulları'ndan Hüseyin, annesi ise Huriye Hanım'dır.

 

Aşık Ömer'in çocukluğu döneminde yeni yazıyla (latin harfleriyle) eğitim veren bir okul olmadığı için, okuma-yazmayı önce Arap harfleriyle öğrenmiştir. Daha sonra bir köy evinde açılan halk mektebinde yeni harflerle okuma-yazmayı öğrenmeye başlamış, bu arada da yaşı 15'i çoktan geçmiştir.

 

Aşık Ömer Güllü adında bir kıza olan aşkından bahsederdi. Daha sonra bu aşkını "Hak Aşkı" olarak bahsetmiştir. Aşık Ömer'in askerliğini nerede yaptığını bilemiyoruz. Fakat Türkiye'nin her yerini karış karış bilirdi. Kış aylarında çoğu zaman köyde durmazdı. Şiirlerini kağıtlara bastırır Türkiye'nin her yerini dolaşarak bunları satar, aldığı paraları yollarda harçlık eder, gezerdi.

 

Pek çok şiiri vardır. Fakirliği nedeniyle şiirlerini kitap haline getirip bastıramamış, tek tek kağıtlara bastırmış, onlarda elde kalmamıştır.

 

Aşık Ömer gezip gördüğü yerlerdeki ilginç olayları, yenilikleri, gezdiği yerlerdeki insanların yaşayışlarını köyodalarında anladır, bir nevi kültür taşıyıcılığı yapardı. Ömrünün sonuna kadar bu gezme işini bırakmamış ve doğruluktan hiç ayrılmayarak kendini Hak'ka adamıştı. Bir sözünde şöyle diyordu: "Ben de bir insanım, olur ki yoldan şaşarım, Allah'a dua ediyorum. Yarabbi bana öyle bir dert ver ki o dert seni bir an bile anmamama mani olsun. Seni hiç aklımdan çıkartmayayım ve dilimden düşürmeyeyim."

 

Aşık Ömer'in bu duası kabul olmalı ki yüzünde çıkan bir yaradan kurtulamayarak 1982 yılında aramızdan ayrıldı.

 

Aşık Ömer'in Fon Matbaası tarafından 1974 yılında Ankara'da basılan Dini Öğütler isimli eseri incelendiği zaman Halk Edebiyatı ile nasihat şiirleri yazdığı görülecektir. Daha çok 7'li ve 11'li hece ölçüsünü kullandığı, ancak şiir sanatı, dil ve üslubu bakımından tekniğin zayıf olduğu görülür. Ancak çeşitli imkansızlıklara ve küçük yaşta babasını kaybetmesine rağmen, dönemin şartları içinde okuyup, kendisini yetiştirip, samimi ifadelerle dini nasihatler yazması, kendisini tanıtması çok önemli bir başarı olarak değerlendirilmektedir.

 

Şiirleri için tıklayınız...