GÜMERDİĞİN

Emekli Öğretmen Satılmış YILMAZ Bey'in 1952 yılında yaptığı araştırmaya göre köyümüzün tarihçesini aşağıda şöyle inceleyebiliriz.

 

(Gümerdiğin'in tarihteki yerine derinlere giderek inceleyen ve yazana müteşekkirim. Ben onların dışında bazı konulara değinerek ilgilenenlere bazı bilgiler sunmak isterim. Em.Öğrt.Satımış Yılmaz )

 

1- Köyümüzün adı Kumardigin'den gelebileceği gibi Kömürdiken'den de gelebilir.

 

2- 1314 (1898) tarihli bir ev ve bir tarla senedi şöyle:

 

Tercümeleri yapılmış görseller için tıklayınız.

Tarla Tapusu  |  Ev Tapusu

 

 

SENEDİ HAKAN'I

Liva  : Çankırı

Nahiye : Şabanözü

Kariye (Köy) : Kömürdiken (Gümerdiğin)

Mevki : Koru Dibi

1850 lerde Kömürdiken (Gümerdiğin) 2 ayrı muhtarlıkla idare edilen iki mahalleden teşekkül ettiğini;

2.1 - Koru Dibi (şimdiki yer)

2.2 - Şıhlar (Şıhlar mı? - Şılar mı?) Harmanın yanında ev temellerinin bulunması, Bük Mezarlığının mezarlık olması ve 1940'ların yaşlılarının anlattıkları bunu doğrular mı bilmem.

Kömürdiken olmasını anlatan çok çeşitli rivayetler vardır. Bir rivayet şöyledir:

a-Şıh ibrahim : Çam tepesindeki türbede yatan.

b-Şıh Mehmet : Aydos'ta Mehmet Tekke'de

c-Paşa Sultan : Yenice Köy bölgesinde

Bu üç eren kişi Eldivan dağının yüksek bir tepesine gelerek ikamet edecekleri yerleri tespit ederler.

Şıh İbrahim, "...şu atacağım taş, nereye düşerse ben oraya yerleşeceğim." der. Taş köyün olduğu yere düşer ve oraya yerleşir. Köyede KÖMERDİKEN adını verir.

Not:

1-Oraya neden Taşdiken değil de Kömürdiken denildiği???

2-Sanı'dan atılan taşın Gümerdiğine'e düşmesi??? anlam verilememektedir.

 

1952 yılında Satılmış YILMAZ ve Rahmetli İ.Hakkı ULUDAĞ'ın kapsamlı bir inceleme ve araştırma sonucu hazırlamış olduğu dosyaya göre;

 

GÜMERDİĞİN:

 

1- Köyde 5 tatlı, 2 acı sulu olmak üzere 7 adet çeşme vardır.

2- TATLIPINAR: Köyün tarihi çeşmesidir. Pınara gelen su 250-300 m'lik (dağ yolundan itibaren) bir tünelden gelmektedir.

3-Köyümüzden; Balkan Harbi, 1. Dünya, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı harplerine girip kahramanlıkları anılan zatlar: Hamdi Çakır, Hasan Çatalkaya, Ali Ulusu. Osman Bayram, Osman Bozkurt, Ömer Aydos ve Ömer Çandır,

Halk Şairi olarak ta Aşık Ömer ULUŞEN ilk akla gelenlerdir.

Şehitlerimizin sayıları kesin olarak bilinmemekle birlikte 1950 yılında Kore Savaşında Türk'ü dünyaya tanıtan Satılmış Çatalyaka - Kadir Kelleci şehit olmuşlardır.

 

Lider ve Ağa olarak tanınanlar:

Koca Ağa : Osman Bayram

Avşar Ağa : Avşar Bayram

Hatip : Ahmet Mantar

Osman Bozkurt

Muhtarlar:

Şıh Mehmet Barun

Sefer Arıkan

Avşar Bayram

Hüseyin Özdemir

Mustafa Aydın

Gümerdiğin'in Sosyal Durumu (1952 yılına göre):

 

1950 Nüfus Sayımına göre 948'i erkek, 903'ü kadın olmak üzere toplam 1851 kişidir.

 

Yaren Meclisi : Çankırılının vazgeçilmez kurumudur. Köyümüzün milli ve terbiyeevi adetlerinden biriside yarendir. Yaren demek iyi arkadaşlık demektir. Yarene gireceklere yaren cemiyeti denir. Bunlar toplanarak bir başağa ile küçük başağa seçerler. Toplanacakları günleri ve yapacakları masrafı tespit ederler. Haftada iki kişinin belli edilen günde bu masrafı yaparak hazır bulunmasına ocak yakma denir.

 

Ocak yakma iki kişi, bir hafta önce listedeki harcı görerler. Bu masraf bir ocak için 150 Lirayı geçebilir. Ocağın yakılacağı uygun bir oda döşenir. Odanın damına, sabaha kadar yanan fenerler konur ve her tarafa bayraklar asılır. Köyün ve ilçenin büyükleri davet edilir. Yaren cemiyeti milli kıyafetleriyle sıra olup gelen davetlileri karşılar. Başağa'nın başkanlığında terbiyeevi oyunlarıyla sabaha kadar eğlenilir.

 

Gençlik Cemiyeti : Yiğit Başılık. Köyün gençleri bir araya toplanarak aralarında 6 kişi seçerler. Bunlara yiğitbaşı denir. Bunlar düğünlerde veya gençlerin topluluk zamanlarında disiplinin sağlayıp gerekli tedbirleri alırlar. Düğün sahibinin durumuna göre, ondan delikanlı parası alırlar. Bu paraların hesaplarını tutar ve zaman zaman gençlere hesap verirler. Bu para ile önceden şeker ve pekmez alınarak köy odalarında helva yapılırdı. Şimdi ise camiye halı ve fakir okul çocuklarına yardım ederler.

 

Köy Odaları: 1952 Yılında köyde 15 adet oda vardır. Odaların ayrı bir planı vardır. Tek katlı veya 2 katlıdırlar.

 

1-Alt kata ATLIK denir. Köye gelen yabancıların at ve eşekleri barınır.

2-Yazılık (yazlık mı?) genelde tahta tavanlıdır.

3-Oturma Salonu:Tavanlı, süslü, sedirli alan.

4-Suluk (Testi) yeri

5-Odunluk

6-Yataklık

7-Çay ve Kahve koyma yerleri

 

Misafirlik : Gümerdiğin misafirperverliğiyle ünlüdür. Çubuk ve Kalecik köylerinden gelip, Şabanözü pazarına gidecekler pazar günleri akşamdan önce odaları doldururlar, (oda sahipleri akşam yemeğini misafirlerle birlikte yer) ağırlanırlar ve sabah erken saatte Şabanözü'ne giderlerdi.

 

Kültür Durumu : 1932'de açılan 5 sınıflı büyük bir ilkokulu vardır. 1944'te pansiyonlu bölge okulu olarak hazırlanmışsa da faaliyete geçememiştir.

 

Millet Bahçesi : 1940'tan sonra bütün köylü imece usulü ile bir Millet Bahçesi kurmuşlar, ancak bakımsızlık nedeniyle faaliyetine geçirilememiştir..

 

Çam Korusu : Çam tepesinde orta büyüklükte bir arazi üzerinde çamlardan oluşan koruluktur. Hiçbir köylü bu bölgede yanında bulanan Şıh İbrahim Türbesinden dolayı ağaç kesmez ve çam kozalaklarını dahi toplamazdı.

 

Lojman ve Pansiyonlar : Millet bahçesinin duvar taşları ve Türbe olarak korunan çamların bir kısmı lojman ve pansiyonların yapımına taşınmıştır. Lojmanlarda pek yarar sağlanamamışsa da gezci köy kursları olarak yararlanılan pansiyon binasından Marangozluk ve Demircilik gibi sanat öğrenen çocuklarımızın çoğu meslek sahibi olmuşlardır.

 

1952 Yılında Hazırlanan İnceleme Raporuna Göre:

 

1- Okur-yazar sayısı 600'den fazladır.

2- Okul çağı gelmiş 430 civarında çocuk vardır.

3- Gümerdiğin İlkokulunda (1952'de) 78'i kız, 152'si erkek olmak üzere toplam 230 öğrenci okula devam etmektedir.

4- Köyümüzde ilk radyo 1950 yılında gelmiş, şuan radyo sayısı 12 adettir.

5- Köyümüzde ilkokulu bitirip diğer okullara devam eden 19 öğrenci bulunmaktadır.

6- Hesabı tutan Sağlık Memurundan alınan bilgiye göre Doğum % 10, ölüm ise % 3 oranındadır.

7- Köye ilk traktör 1950 yılında köy namına alınmış, 1952 yılında ise sayı 5'e ulaşmıştır.

8- Köyde 76 at, 246 merkep, 200 kağnı ve 4 adet at arabası mevcuttur.

9- Köyde 15'den fazla çuval, heybe vs. dokuyan dokuma tezgahı vardır.

10- Köyde; demircilik, marangozluk, yapıcılık, nalbantlık sanatları gelişmiştir.

 

Köyde destan, şiir yazan 2 erkek ve 1 kadın olmak üzere 3 kişidir. Rahmi Kayhan, Fatma Karaaslan, Aşık Ömer Uluşen'dir. Günümüzde (2008) Aşık Ömer'in veciz sözlerinden oluşan şiir kitabı ve birkaç basılı kağıdı kalmıştır.

 

(bu araştırmanın tam metni arşivimizde mevcut olup, bu bölümde sadece özet geçilmiştir. www.gumerdigin.org yönetimi)

 


NEREDEN NEREYE

 

52 yıl önce yapılan yüzeysel bir araştırma ile bu güne bakılırsa nereden nereye gelindiği düşündürücüdür.

 

1950 sayımına göre 1850 olan nüfusumuz, 400 aileyi barındıran 400 hanemizin, bugün başta Ankara olmak üzere Türkiye'nin çeşitli illerde ne kadar olduğu merak konusudur. Bunların araştırılıp, geleceğimiz için söz sahibi olacak liderler çıkarmak için sivil toplum teşkilatları oluşturulmalıdır.

 

Çankırı ve yöresinin tarihi M.Ö. 3500 yıllarına dayanır. Bizans - Selçuklu - Osmanlı dönemleri yaşanmıştır 1074'de tür topraklarına, 1228'de Selçuklulara, 1390 da da Osmanlı topraklarına katılmıştır. Gümeridiğin arazisinden çıkarılan çok büyük bir küp uzun yıllar eski Cami avlusunda idi. Aydos'dan çıkartılan kilise kalıntısı olduğu söylenen yontma taşlar Kale Camisinin yapımında kullanılmıştır. Bunlardan başka Roma kalıntıları olarak bakır paralara, süs eşyalarına rastlanmaktadır.

 

Göletler kasabamıza hayat vermiştir. Eğer mesire yeri olarak düzenlenirse balık ve dinlenmek için gelecek turizm merkezi oluşturulabilinir. Yapılmasına sebep olanlara şükran borçluyuz.

 

Sonuç olarak;

1- Kasabamız Ankara'nın yakınındadır.

2- Zaman gelecek Ankara'nın sıkıcılığından usananlar, köye yerleşip her sabah köyden Ankara'ya, akşamları ise Ankara'dan köye servis araçlarıyla taşınacaklardır.

3- Şimdiden birlik ve beraberlik içerisinde, az aidatlı, çok üyeli çeşitli projeler üreten bir dernekçiliğe önem verilmeli, çalışanlar desteklenmelidir.

 

Sevgilerimle,

30.Ocak.2001

Em.Öğrt. Satılmış YILMAZ

 


Diğer bir yandan;

 

GÜMER-DİĞİN (HUMAR-TİGİN)

 
Şabanözü İlçesine bağlı bir beldedir. Gümerdiğin, Osmanlı döneminde Kalecik kazasına bağlı köylerimizden idi. Kalecik ilçesi, yüzyıllar boyunca Çankırı’ya tabi kaza merkezlerindendi.Tahrir defterlerinde Kumar-tigin adıyla Kalecik kazasına bağlı köy olarak kayıtlı belde, 1521’de 33 hane iken, 1578 yılı tahririnde hane sayısı 70'e çıkmıştır. Gumerdiğin beldesi, 19.Yüzyıl’ın ortalarında bir ara Çankırı Sancağı’na bağlı, Koru Pazarı adlı kazanın merkezi olmuştur. Koru Pazarı’na, o dönemde Çerçiler, Karakoçaş, Karaviran ve Kayı köyleri bağlıdır.

 

Tayip Başer, Gümerdiğin hakkında şunları yazmıştır. “Aydos Dağının doğu eteğindedir. Kınık Hasan adında bir mahallesi vardır. Arazisi müsait olup rençberlikle geçinirler. Aydos Dağında yaylaları vardır. Köy sınırları içinde bir linyit ocağı işletilmektedir, ayrıca amyant madeni vardır.. Koruda Şeyh İbrahim isminde bir zat yatmaktadır.. 1954 yılında hükümet yardımıyla su getirilmiştir. Okulu 1932 yılında yaptırılmıştır. Bağ ve bahçeleri vardır. Kınık Hasan Mahallesi eskiden ayrı muhtarlıkmış. Nüfusu dün:797, bugün:1751.” (1)

 

Gümerdiğin, kanaatimizce tarihi bir kişinin adıdır. Daha sonra yazacağımız Bağ-diğin (Beğ-Tigin) köyleri gibi Tigin(Tekin) ismi taşıyan yerleşim birimlerinden biridir. Bu beldemizin ismi konusunda “kömür” kelimesiyle kurulan irtibat, gereksiz bir yakıştırmadan ibarettir. Halk ağzında da Gumer-diğin biçiminde söylenir ki tarihi ismine çok yakındır.

 

Bizim tespitimize göre, bu ismin kaynağı HUMAR-TİGİN’dir. Humar-Tigin Selçuklularda iki ayrı komutanın, Harzemşahlar Devletinde -aynı zamanda tahta da çıkmış- bir komutanın adıdır. Benzer şekilde, bazı bölgelerimizdeki Kumar-taş ismindeki köylerin, Selçuklular döneminde yaşamış Humar-Taş adlı bir emir adıyla ilgisi vardır.

 

Tarihi kayıtlarda tespit ettiğimiz, Humar-Tigin isimli bu üç emirin hakkındaki bilgileri özetleyerek konuya ışık tutmaya çalışalım.

 

SELÇUKLULAR DÖNEMİ:

 

Sultan Tuğrul Dönemi(1038-1063): Sultan Tuğrul zamanında tuğracı Humar-tigin Selçuklu Devleti’nin önemli komutanlarından biriydi. Sultan Tuğrul, Bağdat’ı şii tasallutundan kurtarmak üzere Arslan Basasiri üzerine yürürken komutanları arasında Tuğracı Humar-tigin de vardı(1060).(2)

Bu arada İbrahim Yınal isyanı bastırılmış, 1061 yılında Kutalmış isyanı başlamıştı. Sultan Tuğrul, Halife Kaim biemrillah’ın kızıyla evlilik hazırlıkları yapmaktaydı. Humar-tigin’i isyan eden Kutalmış’a karşı gönderdi.(3) Yenilen Humar-tigin, Amid ul-Mülk tarafından Bağdat şahneliği görevinden uzaklaştırılmış; İbrahim Yınal’ın öldürülmesinden sorumlu tutularak onun oğulları tarafından öldürülmüştür.(4)

 

Melikşah dönemi(1072- 1092): Alp Arslan’ın oğlu Melikşah zamanında Büyük Selçuklu İmparatorluğu en parlak devrini yaşamıştır. Onun emirleri arasında da bir Humar-tigin mevcuttur. Hatta o devir tarihçileri Melikşah’ın adaletli oluşuna - haklı bir şikayet üzerine çok yakını olan Humar-tigin’in iktâını elinden alması örnek gösterilmektedir.(5)

 

Bilindiği üzere Nizam ül-mülk, hem Alp Arslan hem de Melikşah devrinde muktedir bir devlet adamı, vezir idi. Bağdat şahnesi Gevher Ayin ve Humar-tigin ona yakın olan Bağdat mültezimi yahudi banker İbn Allan’ı Melikşah’ın izniyle öldürmüş, mallarına el koymuşlardı. Bu yüzden Nizam ül-mülk üç gün evinden çıkmamış, Sultan Melikşah’a üzüntülerini bildirmişti.(6)

 

Sultan Melikşah, Fars Eyaleti emirliğini bir ara Emir Rükn ed-Devle Humar Tigin’e vermiştir.(7)

 

HARZEMŞAHLAR DÖNEMİ:

 

Harzemşahlar, 1092-1221 yılları arasında İran merkezli, yaklaşık olarak Büyük Selçuklu Devleti büyüklüğüne ulaşmış, büyük bir devlete sahip bir Türk hanedanıdır. Moğollar, Cengiz Han zamanında Harzemşahlar Devleti ile mücadeleye giriştiler. Uzun süren kanlı ve çetin savaşlar oldu. Önce Buhara, ardından Semerkant halkın büyük direnişine rağmen düştü. Moğollar yaktılar, yıktılar, öldürdüler....Sultan Muhammet kaçmak zorunda kaldı. Başkent Urgenç’de idareyi dirayetli bir kadın olan Valide Sultan Terken Hatun aldı. Etrafındakilere sert tavırlar gösteren, oğlunun kaçması sebebiyle maneviyatı kırılan Terken Hatun, Cengiz’in ültimatomu karşısında Urgenc(Gürganc)’i terk etti. Hükümdar ailesinden kimsenin kalmadığı bu sırada, yaklaşan Moğol ordusuna karşı direnme kararı alan idareciler ve her sınıf halk, ittifakla Terken Hatun’un akrabası ( Ebu’l-Gazi’ye göre büyük kardeşi) Gürganc valisi Humar-tigin’i büyük bir törenle Sultan ilan ettiler. Tarihin en kanlı sokak muharebelerine sahne olan Gürganc’de durum kötüleşince Humar-Tigin teslim oldu.(8)

 

Moğollar tarafından yaklaşık 100.000 kişinin katliama tabi tutulduğu şehirde ünlü evliya Şeyh Necmeddin Kübrâ da şehid edilmiştir.(9)

 

Meşhur Türkistan araştırmacısı, V.V.Barthold'da Gürganc(Urgenc) savunmasını ayrıntılı biçimde yazmıştır. Ayrıca Barthold’un eserinde Humar-Beg ve Humar-Taş gibi emirlerin adlarının yer alması (Humar) isminin o devirlerde yaygın olduğunu gösterir .(10)


SONUÇ:

Burada zikrettiklerimizden biri veya bir başka Humar-tigin ‘e izafeten verilmiş olsun, Gümerdiğin beldesinin adını, Humar-tigin adıyla ilgili görmekteyiz. Bu isim, Khumartigin şeklinde de yazılmakta. Khumari, Khumartaş gibi başka köy isimleri de bulunmaktadır

 



1) Başer, Tayip, Dünkü ve Bugünkü Çankırı, Ankara-1956. . Tayip Başer, bütün köylerin nüfuslarını dün ve bugün olarak vermiştir. Kendi açıklamasına göre dün: 1894, bugün ise 1954 tarihini ifade etmektedir.Tayip Başer’in tespitine göre bir mahallesinin Oğuzların KINIK Boyuna mensup olduğu görülüyor. Bilindiği üzere, Selçuklu Hanedanı da Kınık Boyuna mensuptur. Bazı köy ve beldelerimizde birden fazla boy, oymak,aşiret ve cemaat olabilmektedir. (H. Duran’ın notu)

2)Turan, Osman, Selçuklular Tarihi ve Türk-İslam Medeniyeti, İstanbul-1969, s.
3) A.g.e. s.98, 100.
4) A.g.e. s.100.
5)A.g.e. s.174
6) A.g.e. s.250. İktâ, Osmanlılardaki Tımar sisteminin Selçuklu devrindeki adıdır.
7) Merçil, Erdoğan, Kirman Selçukluları , Türk Tarih Kurumu Basımevi,Ankara-1989,s.197.
8) Kafesoğlu, İbrahim, Harzemşahlar Devleti Tarihi, Ankara-1992, s.272, 274.
9) Turan, Osman, a.g.e. s.408. Cengiz Han şöhretini duyduğu ve manevi gücünden çekindiği için Necmeddin Kübrâ’ya haber göndererek kendi tarafına gelmesini bildirmiş; büyük veli “yetmiş yıl beraber yaşadığım hemşehrilerimden ayrılamam, bela da müşterektir.” diye cevap vermiştir. Savaşırken oklanarak şehid olmuştur.
10) Barthold, V.V., Mogol istilasına kadar TÜRKİSTAN, haz:Hakkı D. Yıldız, İstanbul-1981

Kaynak:www.cansaati.org